Prof. Dr. Süleymanlı: Yapay zeka, düşünme becerilerini zayıflatabilir
Prof. Dr. Süleymanlı: Yapay zeka, düşünme becerilerini zayıflatabilir
Haber Giriş Tarihi: 22.09.2026 16:12
Haber Güncellenme Tarihi: 22.09.2026 16:12
Kaynak:
IGF
Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi, yapay zeka çağında bağımsız düşünme ve karar verme yetisinin risk altında olduğuna dikkat çekti.
İSTANBUL (İGFA)- Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.
Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğini belirten Süleymanlı, matbaanın bilgiyi yaygınlaştırdığını, makinelerin fiziksel emeği hafiflettiğini, internetin ise bilgiye erişimi hızlandırdığını söyledi. Yapay zekanın ise yalnızca bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla kalmayıp yorumlama, muhakeme etme ve karar verme süreçlerine doğrudan etki ettiğini ifade etti.
“DÜŞÜNMEK SAVAŞMAKTIR” VURGUSU
Cemil Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” sözünün yapay zeka çağında yeniden anlam kazandığını belirten Süleymanlı, asıl meselenin yapay zekanın neler yapabildiği değil, insanların zihinsel işleri ne kadarını teknolojiye bıraktığı olduğunu söyledi. Özellikle yeni kuşaklar açısından bunun, düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerinin yeterince gelişmeden zayıflaması riskini taşıdığını vurguladı.
Yapay zekanın insan aklını güçlendirebileceğini söyleyen Süleymanlı, düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğunun bütünüyle teknolojiye bırakılması durumunda bunun bir yardımcı araç olmaktan çıkıp bilişsel bağımlılığa dönüşebileceği uyarısında bulundu.
IQ TARTIŞMALARINA TEMKİNLİ YAKLAŞIM
Bazı ülkelerde IQ testlerindeki kuşaklar arası değişimlere ilişkin bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirten Süleymanlı, bu eğilimlerin tamamının doğrudan yapay zekaya bağlanamayacağını ifade etti. Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlıklarındaki değişimlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekanın, uzun süreli dikkat ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda yeni riskler doğurabileceğini kaydeden Süleymanlı, öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini ve bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini belirterek, “Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir” dedi. Öğrenmenin; aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmek olduğunu vurguladı.
YAPAY ZEKAYA NASIL SORU SORULMALI?
Çözümün yapay zekadan tamamen uzak durmak olmadığını ifade eden Süleymanlı, teknolojiyi düşüncenin yerine değil, ortağı haline getirmek gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda kullanıcıların yapay zekaya “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” gibi sorular yöneltmesini önerdi.
Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı ve yapay zeka yatırımları olmadığını belirten Süleymanlı, bunun yanında okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleymanlı açıklamasını, “Geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil; yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?” sözleriyle noktaladı.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Prof. Dr. Süleymanlı: Yapay zeka, düşünme becerilerini zayıflatabilir
Üsküdar Üniversitesi öğretim üyesi, yapay zeka çağında bağımsız düşünme ve karar verme yetisinin risk altında olduğuna dikkat çekti.
İSTANBUL (İGFA)- Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, Cemil Meriç’in düşünmeye verdiği önemden hareketle yapay zeka çağında bağımsız düşünme, öğrenme ve karar verme becerilerinin karşı karşıya olduğu riskleri değerlendirdi.
Teknolojik dönüşümlerin tarih boyunca insanın bilgiyle kurduğu ilişkiyi değiştirdiğini belirten Süleymanlı, matbaanın bilgiyi yaygınlaştırdığını, makinelerin fiziksel emeği hafiflettiğini, internetin ise bilgiye erişimi hızlandırdığını söyledi. Yapay zekanın ise yalnızca bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmakla kalmayıp yorumlama, muhakeme etme ve karar verme süreçlerine doğrudan etki ettiğini ifade etti.
“DÜŞÜNMEK SAVAŞMAKTIR” VURGUSU
Cemil Meriç’in “Düşünmek savaşmaktır” sözünün yapay zeka çağında yeniden anlam kazandığını belirten Süleymanlı, asıl meselenin yapay zekanın neler yapabildiği değil, insanların zihinsel işleri ne kadarını teknolojiye bıraktığı olduğunu söyledi. Özellikle yeni kuşaklar açısından bunun, düşünme, sorgulama ve problem çözme becerilerinin yeterince gelişmeden zayıflaması riskini taşıdığını vurguladı.
Yapay zekanın insan aklını güçlendirebileceğini söyleyen Süleymanlı, düşünme, karşılaştırma, şüphe etme ve karar verme sorumluluğunun bütünüyle teknolojiye bırakılması durumunda bunun bir yardımcı araç olmaktan çıkıp bilişsel bağımlılığa dönüşebileceği uyarısında bulundu.
IQ TARTIŞMALARINA TEMKİNLİ YAKLAŞIM
Bazı ülkelerde IQ testlerindeki kuşaklar arası değişimlere ilişkin bulguların dikkatle yorumlanması gerektiğini belirten Süleymanlı, bu eğilimlerin tamamının doğrudan yapay zekaya bağlanamayacağını ifade etti. Eğitim kalitesi, dikkat dağınıklığı, sosyal medya kullanımı ve uzun metin okuma alışkanlıklarındaki değişimlerin de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yapay zekanın, uzun süreli dikkat ve bağımsız düşünme alışkanlıklarının zayıfladığı bir ortamda yeni riskler doğurabileceğini kaydeden Süleymanlı, öğrencilerin birkaç saniyede ödev hazırlayabildiğini ve bir kitabı okumadan özetine ulaşabildiğini belirterek, “Öğrenme yalnızca doğru cevabı bulmak değildir” dedi. Öğrenmenin; aramak, yanılmak, karşılaştırmak, şüphe etmek ve yeniden düşünmek olduğunu vurguladı.
YAPAY ZEKAYA NASIL SORU SORULMALI?
Çözümün yapay zekadan tamamen uzak durmak olmadığını ifade eden Süleymanlı, teknolojiyi düşüncenin yerine değil, ortağı haline getirmek gerektiğini söyledi.
Bu kapsamda kullanıcıların yapay zekaya “Benim yerime düşün” yerine “Benim düşünceme itiraz et”, “Bana doğru cevabı ver” yerine “Başka hangi bakış açıları mümkün?”, “Benim için karar ver” yerine “Burada neyi gözden kaçırıyorum?” gibi sorular yöneltmesini önerdi.
Türkiye ve Türk dünyası açısından meselenin yalnızca teknolojik altyapı ve yapay zeka yatırımları olmadığını belirten Süleymanlı, bunun yanında okuma, eleştirel düşünme, sorgulama ve araştırma kültürünün de geliştirilmesi gerektiğini söyledi. Prof. Dr. Süleymanlı açıklamasını, “Geleceğin temel sorusu makinelerin ne kadar akıllı olacağı değil; yapay zeka bizim yerimize düşündükçe, biz kendimiz düşünmeye devam edecek miyiz?” sözleriyle noktaladı.
Kaynak: IGF
GÜNÜN EN ÇOK OKUNAN HABERLERİ
Son Haberler